
Luc Besson'un yapımcılığını üstlendiği kendi hikayesinin klişelerle doldurulmuş bir film olduğunu hemen baştan söyleyelim. Kural tanımaz iş bitirici süper ajan Charlie Wax'ı John Travolta ve zeki, hırslı ve acemi ortağı James Reece rolünde de Tudors'tan tanıdığımız Jonathan Rhys Meyers oynuyor. Bu tür basmakalıp partnerlikler üzerine yapılmış filmlerindeki tüm sıradan unsurların ardarda dizildiği bir yapım. Daha önce çok daha başarılı işler çıkarmış olan yönetmen Pierre Morel'in bu filmle gurur duyduğunu sanmıyorum.
Filmde orta sınıf Amerikalılar'ın hoşuna gidecek Fransızları aşağılama, başına buyruk ve ortalığı kasıp kavuran Amerikan ajanları, uyuz politikacılar ve kaprisleri, havada uçuşan mermiler ve Amerikalılar'ın tepelediği uzak doğulular ve Afgan/Pakistanlılar gibi pek çok ortak bayağılığı tatmin edecek sahneler mevcut.
Filmin akışı ise yine çok sıradan. Kahramanların amacının ne olduğu ortaya çıktıktan sonra tüm olacakları ve sahneleri tahmin etmekte hiç zorlanmayacaksınız çünkü benzer filmlerden şimdiye kadar düzinelerce görmüş olmalısınız. Sürekli yüksek tutulmaya çalışılan tempoya karşın filmde adrenalin salgılanmasını sağlayan bir bölüm yok.
Filmde aslında kötü bir performans sergilemeyen John Travolta'nın üzerine yapıştırılmaya çalışılan Pulp Fiction cool'luğu bile eğreti duruyor. Bu filmin Tudors'takinden bile daha zayıf bir performans sergileyen Jonathan Meyers için bir çıkış filmi olması zor.
Blockbuster'dan 1 dolara kiralayıp evinde seyredecek olan orta sınıf Amerikalılar için hoşça vakit geçirme aracı olabilecek bu vasat altı film için sinemaya gitmeye değmez.
Filmde orta sınıf Amerikalılar'ın hoşuna gidecek Fransızları aşağılama, başına buyruk ve ortalığı kasıp kavuran Amerikan ajanları, uyuz politikacılar ve kaprisleri, havada uçuşan mermiler ve Amerikalılar'ın tepelediği uzak doğulular ve Afgan/Pakistanlılar gibi pek çok ortak bayağılığı tatmin edecek sahneler mevcut.
Filmin akışı ise yine çok sıradan. Kahramanların amacının ne olduğu ortaya çıktıktan sonra tüm olacakları ve sahneleri tahmin etmekte hiç zorlanmayacaksınız çünkü benzer filmlerden şimdiye kadar düzinelerce görmüş olmalısınız. Sürekli yüksek tutulmaya çalışılan tempoya karşın filmde adrenalin salgılanmasını sağlayan bir bölüm yok.
Filmde aslında kötü bir performans sergilemeyen John Travolta'nın üzerine yapıştırılmaya çalışılan Pulp Fiction cool'luğu bile eğreti duruyor. Bu filmin Tudors'takinden bile daha zayıf bir performans sergileyen Jonathan Meyers için bir çıkış filmi olması zor.
Blockbuster'dan 1 dolara kiralayıp evinde seyredecek olan orta sınıf Amerikalılar için hoşça vakit geçirme aracı olabilecek bu vasat altı film için sinemaya gitmeye değmez.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder